14 Aralık 2017 Perşembe / 26 Rebiü'l-Evvel 1439
 
Haberler & Duyurular

İLAHİYAT VİZYON PROGRAMI - KARABÜK

Türkiye İlahiyat Tedrisatına Yardım Eden Dernekler Federasyonu (TİDEF) tarafından Karabük Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde “İlahiyat Vizyon Programı” düzenlendi.

Etkinlik kapsamında ilahiyat alanında uzman akademisyen ve profesyoneller İlahiyat Fakültesi öğrencileri ile bir araya gelerek çeşitli konularda önemli bilgileri ve deneyimlerini paylaştı.  

15 Temmuz Konferans Salonu’nda gerçekleşen programın açılışına Karabük Vali Yardımcısı Seyfullah Orduevi, Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, TİDEF Başkanı Mustafa Yelek, Üniversitemiz İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hür Mahmut Yücer, Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ağırman, Karabük İl Müftüsü Halil Bektaş, MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü Daire Başkanı İhsan Erkul, Üniversitemiz Öğrenci İşleri Daire Başkanı Mustafa Cünük, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

İlahiyat Vizyon Programı İlahiyat Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Mehmet Akçınar’ın, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

“Dine İstikamet Üzere Hizmet” konferansı

İlahiyat Vizyon Programı’nın birinci bölümünde davetli konuşmacı Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ağırman “Dine İstikamet Üzere Hizmet Etmek” konulu konferans verdi.

_1035131722017_

Konuşmasına “Biz ilahiyatçılar, bütün insanlara öğrenci gözüyle bakıyoruz insanlara ne öğretebilirim, nasıl faydalı olabilirim diye öğretmen olarak yaklaşıyoruz.” diyerek başlayan Ağırman İlahiyat Fakültesi öğrencilerine seslenerek eğitim aldıkları alanın önemine vurgu yaptı.  

_1035591722017_

Prof. Dr. Mustafa Ağırman konuşmasının devamında Peygamberimiz Hz. Muhammed’in ‘Ben öğretmen olarak gönderildim, ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim’ hadisine atıf yaparak sözlerine şöyle devam etti: “Öğretmen olarak iki tane görev üstleniyoruz. Birincisi bilgi yüklüyoruz insanlara, güzel bir ahlaka sahip olmak için onlara örnek oluyoruz, numune oluyoruz. Bu iki görevi en güzel şekilde yaptığımız takdirde cennette Peygamberimiz ile beraber olacağız. Biz iki dünyaya inanmış insanlarız, iki dünyanın varlığını kabul etmiş insanlarız. Dünyadan daha güzel, daha hayırlı, daha ebedi olan bir dünyaya gidiyoruz. İşte orası nasıl kazanılır bunu öğrenmeliyiz.”

”İstikamet ve hizmet” konusunun anlamına da değinen Ağırman “Gerçekte bize lazım olan, bizi biz yapan, ayakta durmamıza sebep olan bir konudur. Allah-u Teala hedefe cenneti koymuş, bizi oraya davet ediyor. Senin veya benim bulunduğumuz noktadan cennete direk giden bir yol var o yola ‘Sıratı Müstakim’ diyoruz. İşte o yol bizi cennete götürür. İstikamet ve hizmet için iki tane kaynağımız var; Allah’ın kitabı Kuranı Kerim ve Allah’ın seçtiği, gönderdiği peygamberi Hz. Muhammed.”

Prof. Dr. Mustafa Ağırman konuşmasının son bölümünde öğrencilere sıklıkla Kuran-ı Kerim, hadis ve tefsir okumalarını tavsiye etti.

"Modern Çağda İslami İlimler Anlayışı" konulu konferans

Programın ikinci bölümünde ise Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat "Modern Çağda İslami İlimler Anlayışı" konulu konuşma yaptı. Polat konuşmasında, her yüzyılın başında Allah tarafından İslam topluluğuna ‘yenileyen, yeniden güçlendiren’ anlamlarına gelen bir müceddid gönderildiği konusunda rivayetin olduğunu ve bu rivayetin İslam dünyasında kabul gördüğünü belirtti.

_1036511722017_

Polat, İslami ilimlerin ihyası noktasında akla gelen kişilerden birisinin de İmam-ı Gazali olduğunu belirterek Gazali hakkında bilgiler verdi. İslami ilimlerin bir gelenek meselesi olduğunu da vurgulayan Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat bu konuda örnekler verdi. Bir toplumda zihniyet inşası söz konusu olmadan o toplumun dönüşümünü ve değişimini konuşmanın çok doğru olmadığını söyleyen Polat, Esbabı nüzul ile ilgili yazmış olduğu yazıdan söz ederek, Esbabı nüzulün toplumsal dönüşümün zihinsel kodlarını anlamak adına tefsir usulünde kullanılırsa çok faydalı olacağını söyledi. Polat ayrıca bir toplumda İslami bilincin ihyası, inşası dendiği zaman İslam topluluğundaki temel paradigmaların konuşulmasını gerektiğini de vurguladı.

“Vizyon ve Kariyer Rehberliği” paneli

Programın üçüncü bölümünde ise Karabük Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hür Mahmut Yücer'in oturum başkanlığında "Vizyon ve Kariyer Rehberliği" konulu panel gerçekleştirildi. Panelde Karabük İl Müftüsü Halil Bektaş ile MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü Daire Başkanı İhsan Erkul konuşmacı olarak yer aldı.

_1037321722017_

Panelin ilk konuşmacısı Karabük İl Müftüsü Halil Bektaş, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın istihdam alanlarından bahsetti. Bektaş, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ne tür bir ilahiyat fakültesi mezunu beklediklerini, ne tür donanımlara sahip olmasını, hedef ve beklentilerini açıkladı. Diğer panelist MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü Daire Başkanı İhsan Erkul da ilahiyat fakültesi mezunu öğretmen adaylarını ne beklediğini, imam hatip lisesi öğretmenlerinin gittikleri okulda ne ile karşılaşacaklarını açıklayarak bu konu ile ilgili tecrübelerini paylaştı.

_1038211722017_

Panelin sonunda İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hür Mahmut Yücer de bir konuşma yaparak lisansüstü eğitim almak isteyen İlahiyat Fakültesi öğrencilerinin Yabancı Dil Sınavı (YDS) ve Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES)’na iyi hazırlanmaları gerektiğini söyleyerek lisansüstü eğitimin önemine dikkat çekti.  

_1038501722017_

Etkinliğin sonunda İlahiyat Vizyon Programı’na katılan izleyicilere kitap hediye edildi ve katılım belgesi verildi.



▪ Günü Ayeti
Ve çok çok analım seni. Tâ-Hâ Suresi, 34
▪ Günün Hadis-i Şerifi
Resulullah (sav)'a üstü başı yok, ayakları çıplak, sadece kaplan postu gibi çizgili bedevi peştamalı -veya abalarına- sarınmış, kılıçları boyunlarında asılı oldukları halde hepsi de Mudarlı olan bir grup geldi. Onların bu fakir ve sefil halini görmekten Resulullah (sav)'ın yüzü değişti. Odasına girdi, tekrar geri geldi. Hz. Bilal'e ezan okumasını söyledi. O da ezan okudu, sonra ikamet getirdi. Namaz kılındı. Aleyhissalatu vesselam namazdan sonra cemaate hitabetti ve: "Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratıp, ondan zevcesini halk eden ve ikisinden de pek çok erkek ve kadın var eden Rabbinizden korkun. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'ın ve akrabanın haklarına riayetsizlikten de sakının. Allah şüphesiz görüp gözetmektedir." (Nisa 1) ayetini okudu. Bundan sonra Haşir süresindeki şu ayeti okudu: "Ey insanlar, Allah'tan korkun. Herkes yarına ne hazırladığına baksın. Allah'tan korkun, çünkü Allah işlediklerinizden haberdardır" (Haşr 18). Resulullah sözüne devamla: "Kişi dinarından, dirheminden, giyeceğinden, bir sa' buğdayından, bir sa' hurmasından tasaddukta bulunsun. Hiçbir şeyi olmayan, yarım hurma da olsa mutlaka bir bağışta bulunmaya gayret etsin" buyurdu. Derken Ensar'dan bir zat, nerdeyse taşıyamayacağı kadar ağır bir bohça ile geldi. Sonra halk sökün ediverdi (herkes bir şey getirmeye başladı). Öyle ki, az sonra biri yiyecek, diğeri giyecek maddesinden müteşekkil iki yığının meydana geldiğini gördüm. Resulullah (sav) memnun kalmıştı, yüzünün yaldızlanmış gibi parladığını gördüm. Şöyle buyurdular: "İslam'da kim bir hayırlı yol açarsa, ona bu hayrın ecri ile, kendisinden sonra o hayrı işleyenlerin ecrinin bir misli verilir. Bu, onların ecrinden hiçbir şey eksiltmez de. Kimde İslam'da kötü bir yol açarsa, ona bunun günahı ile, kendinden sonra onu işleyenlerin günahı da verilir. Bu da onların günahından hiçbir eksilmeye sebep olmaz." Müslim, Zekat 69, (1017); Nesai, Zekat 64, (5, 75-76)
▪ Üye Dernekler

Hakkımızda | Üye Dernekler | Haberler & Duyurular | Galeri | Yayınlar | Makaleler | Seminer Sunumları | Başvurular | İletişim |
© 2014 Tidef.org Tüm Hakları Saklıdır.
Mavigen Digital Agency