14 Aralık 2017 Perşembe / 26 Rebiü'l-Evvel 1439
 
Kurucularımız
22 Ocak 1959 yılında kurulan Federasyonumuzun kurucu dernekleri ve delegeleri şunlardır:

1- Ankara İmam-Hatip Okulu Yardım Derneği
Aziz Çapçı, Hilmi Çelik, Lütfi Doğan, Raşit Çavuşoğlu, Zakir Güven, Nihat Helvacıoğlu

2- Adana Hayırlı İşler Yaptırma ve Devam Ettirme Cemiyeti
Hilmi Cenanoğlu, Selahattin Görbil, Abdülkadir Gürpınar, Hasan Aksay

3- İzmir İmam-Hatip ve İlahiyatta Öğrenci Yetiştirme Derneği
Raif Cilasun, Tevfik Nazlı, Lütfullah Baydoğan, Fahri Dokuzeylül, Ali Rıza Güven

4- Afyon İmam-Hatip Okulu Yaptırma ve Yaşatma Derneği
Şefik Baki, Edip Ali Baki, Kamil Ceran, Fikri Yazıcıoğlu

5- Bursa İlahiyat Öğrencilerine Yardım Derneği
Abdi Biçen, Ziya Uğur, Kadri Yenal, Hüseyin Ağın

6- İstanbul İlim Yayma Cemiyeti
Seniyüddin Başak, Mustafa Şişmanoğlu, Niyazi Kurtulmuş, Mahir İz, Süleyman İshakoğlu, Mustafa Emirosmanoğlu

7- Tokat İmam-Hatip Öğrencilerini Koruma Derneği
Rıza Erkan, Hüseyin Hamamcı, Mehmet Kükrer

8- Trabzon İmam-Hatip Okulu Öğrencilerini Koruma Derneği
Hüseyin Çulha, Osman Eker, Emin Avcı

9- Elazığ İmam-Hatip Okulu Yaşatma Derneği
Mustafa Yılmaz, Ahmet Kaya

10- Erzurum İmam-Hatip Okulu Açma ve Yaşatma Derneği
Sakıp Danışman, Osman Dolanbay, H. Hulusi Efeoğlu, H. Süleyman Sarı

11- Kayseri İmam-Hatip Okulu Kültür Sevenler Derneği
Cemal Cebeci, İbrahim Eken, Halit Nazikoğlu

12- Konya İmam-Hatip Okulu ve İlahiyat Fakültesi Te’sis Derneği
M. Ali Küçüksakallı, Bekir Elam, Halil İbrahim Sayar, Süleyman Öztabak, Fikri Simav

13- Yozgat İlahiyat Tedrisatına Yardım Edenler Derneği
Ahmet Akman, Numan Durukafa
▪ Günü Ayeti
Ve çok çok analım seni. Tâ-Hâ Suresi, 34
▪ Günün Hadis-i Şerifi
Resulullah (sav)'a üstü başı yok, ayakları çıplak, sadece kaplan postu gibi çizgili bedevi peştamalı -veya abalarına- sarınmış, kılıçları boyunlarında asılı oldukları halde hepsi de Mudarlı olan bir grup geldi. Onların bu fakir ve sefil halini görmekten Resulullah (sav)'ın yüzü değişti. Odasına girdi, tekrar geri geldi. Hz. Bilal'e ezan okumasını söyledi. O da ezan okudu, sonra ikamet getirdi. Namaz kılındı. Aleyhissalatu vesselam namazdan sonra cemaate hitabetti ve: "Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratıp, ondan zevcesini halk eden ve ikisinden de pek çok erkek ve kadın var eden Rabbinizden korkun. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'ın ve akrabanın haklarına riayetsizlikten de sakının. Allah şüphesiz görüp gözetmektedir." (Nisa 1) ayetini okudu. Bundan sonra Haşir süresindeki şu ayeti okudu: "Ey insanlar, Allah'tan korkun. Herkes yarına ne hazırladığına baksın. Allah'tan korkun, çünkü Allah işlediklerinizden haberdardır" (Haşr 18). Resulullah sözüne devamla: "Kişi dinarından, dirheminden, giyeceğinden, bir sa' buğdayından, bir sa' hurmasından tasaddukta bulunsun. Hiçbir şeyi olmayan, yarım hurma da olsa mutlaka bir bağışta bulunmaya gayret etsin" buyurdu. Derken Ensar'dan bir zat, nerdeyse taşıyamayacağı kadar ağır bir bohça ile geldi. Sonra halk sökün ediverdi (herkes bir şey getirmeye başladı). Öyle ki, az sonra biri yiyecek, diğeri giyecek maddesinden müteşekkil iki yığının meydana geldiğini gördüm. Resulullah (sav) memnun kalmıştı, yüzünün yaldızlanmış gibi parladığını gördüm. Şöyle buyurdular: "İslam'da kim bir hayırlı yol açarsa, ona bu hayrın ecri ile, kendisinden sonra o hayrı işleyenlerin ecrinin bir misli verilir. Bu, onların ecrinden hiçbir şey eksiltmez de. Kimde İslam'da kötü bir yol açarsa, ona bunun günahı ile, kendinden sonra onu işleyenlerin günahı da verilir. Bu da onların günahından hiçbir eksilmeye sebep olmaz." Müslim, Zekat 69, (1017); Nesai, Zekat 64, (5, 75-76)
▪ Üye Dernekler

Hakkımızda | Üye Dernekler | Haberler & Duyurular | Galeri | Yayınlar | Makaleler | Seminer Sunumları | Başvurular | İletişim |
© 2014 Tidef.org Tüm Hakları Saklıdır.
Mavigen Digital Agency